19 Aralık 2007 Çarşamba

Yeni Başlayanlar İçin SEO

Bir webmaster olarak günlük hayatta en çok duyduğumuz kelimelerden biridir SEO. Peki ne anlama gelmektedir? Nasıl işlemektedir? En iyi nasıl verim alınır? Bunlar websitesi olan hemen hemen herkesin aklındaki sorulardır. Bir çok kişi internette bu sorulara kendince cevap verir. Kimisi doğru kimisi yanlıştır cevapların fakat ortak olan bir nokta varsa o da SEO’nun çok önemli olduğudur… Esas sorumuza yani SEO’nun ne olduğu konusuna dönelim. Açılımı “Search Engine Optimization” yani arama motoru optimizasyonudur. Bu optimizasyon ile arama motorlarında üst sıralara çıkabilirsiniz. Arama motorlarında üst sıralara çıkmak kulağa hoş geliyor peki ama bu neden gerekli dediğinizi duyar gibiyim.

Bu konuyu istatistikler ile açıklayalım. İnternette kutsal olarak kabul edebileceğimiz büyük ve kaliteli bir kitle aradıkları siteye ulaşmak için arama motorlarından faydalanmaktadır. Yandaki tabloda da hangi arama motoruna ne kadar ilgi var görebilirsiniz. Tablodan anlaşıldığı üzere en büyük pay yani “aslan payı” nı Google almaktadır. Hele bir de yaklaşık oranı %10 olan AOL’un da arama sonuçlarının Google destekli olduğunu düşünürsek bu pay epey bir yükselecektir. İşte bu noktada bize bu aslan paylarından nasibimizi
almak düşüyor. Arama motorunu kullanan bir kişi nette bir şey arıyor demektir. Mesela aradığı şey yumurta diyelim. Arama motoruna giriyor ve kutucuğa yumurta yazıyor ve
çıkan sonuçlara göre yoluna devam ediyor.

Tam burada
sizin bir yumurtacı olduğunuzu varsayalım. Aramalarda
sizin siteniz en üstte çıkıyor ve kişi sizin sitenize gelerek
ihtiyacı olan yumurtaları alıyor ve bundan sonrası için sizin dükkanınızı aklında tutuyor. Ne kadar güzel değil
mi? Hem yumurta sattık para kazandık ve devamlı müşteri kazandık yani yine para kazandık. Para
kazanmak deyince içinizin geçtiğini tahmin ediyorum. Hele yıllarca internetle uğraşıp hiç para kazanamamış
veya beklediğinizden çok az para kazanmışsanız. Fakat arama motorlarında üst sıralarda görünmek ve
müşterinin ilk sizin dükkanınıza gitmesi o kadar da kolay bir işlem değildir. Kitabı yazma amacımız size
bunun yolunu göstermektir yani kendi tabirimle buna “SEO OYUNU” dersek bu oyunun kahramanı olan biz
webmasterlara oyunu kazanma yolunu öğretmek hedefindeyiz…

AH ŞU ZİYARETÇİLER
Müthiş bir site hazırladınız. Tasarım ve kodlama dört dörtlük, içerik deseniz yeme de yanında yat türden
fakat sitenizi kimse ziyaret etmiyor. Nerede bu ziyaretçiler? Halbuki ne kadar güzel planlamıştık. Dünya
kadar para ve emek harcayarak bir site yapmıştık ve ziyaretçiler de kendiliğinden sitenize gelecekti. Hatta
siteyi hazırlama sırasında yorulduğunuz zaman kendinizi teselli etmek için hep sitenize gelecek ziyaretçileri
düşünmüştünüz. Ama maalesef gerçekler böyle değil! Dünyanın Hiçbir tarafında hiç kimsenin sitesine
havadan ziyaretçi gelmez buna sizinki de dahil.

Siz ister dünyanın en gerekli ürünün satıyor olun, ister kansere bulduğunuz çareyi sitenizde anlatıyor
olun, ister insanlara milyoner olmanın yollarını anlatıyor olun sitenizi tanıtmazsanız kimse sitenize gelmez.
Çünkü sitenizi bilmezler. Türkiye’de bir radyoda reklamlar yayınlanırken insanların radyoya reklam
vermelerini teşvik etmek için şöyle bir slogan yapmışlar “Tavuk bile doğururken yumurtasının reklamını
yapıyor, bağırıyor.”. Evet ne kadar komik olsa da bu bir gerçek ve sizin de elinizde isterseniz dünyanın en
önemli şeyi olsun reklamını yapmadıkça bir işe yaramayacaktır.

Eskilerin bir lafı vardır “Türk gibi başla İngiliz gibi bitir” diye. Bu lafın üzerinde Türkiye’nin önde gelen
kişisel gelişim uzmanı Mümin Sekman uzun uzun düşünmüş ve bu sözü biraz değiştirmiş: “Başarılı olmak
istiyorsanız Amerikalılar gibi düşünün, çünkü Amerikalılar bilgi işlemekte çok iyi. Japon gibi planlayın, çünkü
Japonlar sabırla en ince ayrıntıları planlayabiliyorlar. Türk gibi başlayın, çünkü Türkler pratik zekalıdırlar ve
aniden harekete geçebilirler. Alman gibi sürdürün, çünkü Almanlar iç disiplini çok yüksek olan bir toplumdur
ve son olarak İngiliz gibi bitirin, çünkü İngilizler de sonuç odaklıdır ve neticeye bakarlar, mazeretlere asla
hoşgörü göstermez, başarıyı sonuç almakla ölçerler.”

Bu laf inanılmaz derecede doğrudur. Bir webmaster olarak sizin bu özelliklerin her birisine sahip olmanız
gerekiyor. Eğer gerçek bir başarıya ulaşmak istiyorsanız Japon gibi planlayıp, Türk gibi başlayıp, Amerikan
gibi pazarlayıp, Alman gibi sürdürüp, İngiliz gibi bitirmeniz gerekmekte…
Konumuza geri dönersek size bu sözü vermemin sebebi sitenizin reklamını nasıl yapacağınızdı.
Dünyadaki en iyi pazarlamacılar Amerikalılardır. Bu noktada arama motorlarının çoğu da Amerikalılara aittir.
Sitenizi bir Amerikalı gibi pazarlayın derken amacım buydu. Bir Amerikalı size çok kötü bir malı çok iyiymiş
gibi gösterip onu size rahatlıkla pazarlayabilir.

Bir Alman gibi iç disiplini ile sitenizi daima çağa uydurarak onu yenilemelisiniz. İkinci Dünya Savaşı’ndan
harabe olarak çıkan Almanya kısa zamanda yine Avrupa’nın en iyisi olmayı böyle başardı.
Bir İngiliz gibi sonuç odaklanın. İşte burada sitenizden geri dönüşüm almak sizin hedefiniz olmalı. Bu geri
dönüşümü siz belirleyeceksiniz. Ne istiyorsunuz? Para, şöhret, arkadaş veya hepsi mi? Sonuç alamamak
sizin için başarısızlık olmalı ve hep daha iyi çalışıp mazeretleri kafanızdan silmelisiniz.
Ve bir Türk gibi başlamak. Japonlar bize neden hayran biliyor musunuz? Çünkü onlar bizi tanıyorlar hem
de belki bizden daha iyi. Türk milleti olarak aşırı pratik zekalı bir toplumuz. İstanbul’un Fethi’nde karadan
yağlı kızaklarla gemi geçirmeyi başka kim düşünebilirdi? İnanın Türk olmanın nimetini kitabın ilerleyen
sayfalarda tadacaksınız. Bir Türk olarak sizi diğerlerinden daha üst noktalara getirecek fikirler üreteceksiniz.

Hiç yorum yok:

Latest Posts

Post Widget by Hoctro